|
KANADALI MİSYONER MELİSSA KOKKİNİS NEDEN İSLAMI SEÇTİ?
FACEBOOK aracılığıyla insanlar hıristiyanlaÅŸtırılıyor.... İşte Hayatın uzun yıllarını misyonerlik faaliyetleriyle geçiren Kanadalı Melissa Kokkinis'ten açıklamalar ve İslam'ı seçme nedeni...
Hayatını uzun yıllar misyonerlik faaliyetleriyle geçiren Kanadalı Melissa Kokkinis İslam'ı seçti. Kokkinis, "misyonerler internetteki Müslüman gençleri etkilemek için yalan söylüyor" dedi.
Melissa Kokkinis, Kanadalı eski misyoner, yalan ve fırsatçılık üzerine kurulu ve 'kötü misyonerlik' ismini verdiÄŸi HırsitiyanlaÅŸtırma eylemlerine karşı koymak için kapsamlı çalışma yapılmasını istiyor.
2002 yılında İslam dinine giren eski misyoner geliÅŸme ve gençlik yıllarının büyük kısmını İncil misyonerliÄŸi yaparak geçirdikten sonra kendi tercihiyle örtündü. Montreal'de İslam'ın gerçeÄŸini açıklamaya çalışan basın ve yayınevi kurdu. Åžu sıra Lübnan'daki Filistin kamplarında belgesel film çekiyor. Timeturk.com Melissa Kokkinis"le ziyaretçileri için görüÅŸtü;
Kendinizi kısaca bize tanıtır mısınız?
Adım Melissa Athanasios Kokinis. Montreal-Quebec'de doÄŸdum. Babam Ortodoks doÄŸmuÅŸ bir Yunanlı olup annem Katolik doÄŸmuÅŸ bir Kanada-Quebec'lidir. Montreal Üniversitesi'nden 2001 yılı HemÅŸirelik Bilimleri bölümü mezunuyum. St Justine Çocuk Hastanesi'nde birkaç yıl çalıştım. İlk tutkum eskiden de ÅŸimdi de hasta çocuklara yardım etmektir.
Anadilim Fransızca. İngilizce ve Yunanca konuÅŸup, yazıp, anlayabiliyorum. Arapça da konuÅŸup okuyorum ancak lehçelerinin çokluÄŸu sebebiyle tüm kelimeleri anlamakta zorluk çekiyorum. Televizyon ve belgesel film yönetmenliÄŸi üzerine özel dersler aracılığıyla hobi mahiyetinde eÄŸitim aldım. Aynı ÅŸekilde geçtiÄŸimiz yıllarda kısa belgesel filmler sundum ancak profesyonel deÄŸildi. Bunu da sadece hobi olarak yaptım.
Bir kitabım bulunuyor. İsmi de 'Kudüs'ten Mekke'ye Giden Yol'. Åžu anda Lübnan'da uzun bir drama-belgesel filmi takip ediyorum. 'Santa İsrail' ismini taşıyan bu film İsrail'in Lübnanlı ve Filistinli iki gence fırlattığı hediyelerden yani bomba ve füzelerden bahsediyor.
DoÄŸmamdan birkaç sene önce babam Ortodoksluktan annem de Katoliklikten Protestan Hareketi olan Evanjelizm'e geçti.
İncili dini fikirler açısından gerçekten çok radikal bir ailede doÄŸdum. Büyüyüp yetiÅŸirken Kutsal Kitap gece gündüz arkadaşımdı. Kilisemiz Plymouth Brothers ismiyle bilinen kompleksin bir parçasıydı. Bunlar da Protestan Hareketi'nin bir parçası olup dünyadaki herkesin İblis'in hükmü altında olduÄŸuna ve yalnızca kendilerinin kurtulacağına inanmaktadır. Yani biz Mesih'in yakında geri döneceÄŸine inanan Evanjelist Kiliselerin üyesiydik. Delilleri yok ancak adam kaçırma, milenyum, dünya tarihinin 7 aÅŸaması ve sonu fikirlerinden eminler. (Hesap gününün öncesinde bulunduÄŸumuza inanıyorlar).
Kilisen imani konularda aşırı yorumları ile bilinirken ve bu kiliseye ancak İncil'deki kavrama harfiyen uygun bir yaÅŸantı sürenler tabi olabilirken seni İslam dinine iman etmeye iten ne oldu?
İncil'deki aykırı hususlarda bir çok soru sordum ancak hep aynı cevapla karşılaşıyordum. Babamın ya da kilisedeki yüksek mertebeli diÄŸer misyonerlerin söyledikleri beni ikna etmedi. Buna karşın kendimi konuyu unutmaya zorluyor ve aklımı uyutmaya çalışıyordum. Onların cevabı olmayan sorulara verdikleri yanıt hep aynı idi; 'dua et kardeÅŸim, çünkü Rab soruları sevmez'.
Müslümanları dinleri hususunda fitneye düÅŸürmek için kiliseye bir kitap teslim ettim. Bu, Kur'an ayetlerinin anlamlarıyla oynamak için tasarlanmış bir kitaptı. Bu kitabı okumamın amacı ise Müslümanları (dinlerinden) döndürebilmek için dinlerine aÅŸina olmaktı. Bu durum beni, imanım, İslam ve diÄŸer dinler hakkında sorular sormaya itti. Aklıma gelen en önemli soru ÅŸuydu: 'Acaba orada İncilciler'e karşı sitede yazan Müslümanlar bulunuyor mu?'
İnternet aracılığıyla yaptığım araÅŸtırma sonucu İnciller ve Kutsal Kitap hakkında tartışma siteleri buldum. Bu sitelerde, geçtiÄŸimiz yıllarda kilisemin büyüklerine yönelttiÄŸim ancak cevap alamadığım soruların cevaplarını bulunca ÅŸok oldum.
Bu cevaplar, hayatımın akışını deÄŸiÅŸtirme kararı almama sebep oldu. İslamı Evanjelistlerin söyledikleri aracılığıyla deÄŸil İslami kaynaklardan öÄŸrenmeye karar verdim. Sonra İncillerin tarihini yeniden okudum. Kutsal Kitap'ta mevcut tarihi, dini, akli, mantıki aykırılıkları inceledim. Sonunda da Kutsal Kitap'ta Allah'ın, insanların, peygamberlerin, fasık kralların sözlerinin, sahtekârların yazdıklarının ve hurafecilerin rivayetlerinin yer aldığını keÅŸfettim.
Bu yeni kanaatim, putperest imparator Konstantin'in ve düzenlediÄŸi İznik Konseyi'nin, İsa'nın hikâyesini ve İncil versiyonları olarak bilinen kitaplarda söylediklerini hangi kitaptan okuyacağımızı, hangi dini akideye (sınırları İsa'nın doÄŸumundan 3-4 yüzyıl sonra tespit edilen akide) tabi olacağımızı belirlediÄŸini öÄŸrendiÄŸimde daha da yerleÅŸti. İmparator, inananlara Mesih'in, Tanrı'nın oÄŸlu olduÄŸunu kabul ettirmeye karar verdi. İşte o vakit kutsal üçlü birlik deÄŸil kutsal ikili birlik inancı doÄŸmuÅŸ oldu. Zira ilk İznik Konseyi'nde 'İsa Baba'nın oÄŸludur' dendi. Üçlü birlik inancındaki üçüncü ÅŸahıs; yani Kutsal Ruh ise 385 yılında bir akidesel konseyde toplananların üzerine indi.
Daha da tehlikelisi İncillerde bazıları birÅŸeylerin doÄŸruluÄŸunu kanıtlamak, bazıları da birÅŸeyleri gizlemek için yapılmış silme ve eklemeler keÅŸfettim. Bazı Fransızca tercümeler, Yunanca ve İngilizce tercümelerden farklı. Bu tercüme, İsa'nın ulûhiyeti ve üçlü inanç akidesini ispatlamaya hizmet ediyor. Ancak bunu Yunanca ya da Latince kaynaklardaki kelimelere harfiyen baÄŸlı kalmak yöntemiyle deÄŸil tercümelerde hileye baÅŸvurarak yapıyor. Yaklaşık bir sene süren araÅŸtırmamda daha birçok ÅŸey keÅŸfettim. Hepsinin ayrıntılarını anlatmaya vakit yetmez. Bu keÅŸiflerim arasında kilisenin ilk papalarının hikâyeleri yer alıyor. Bunların arasında da Aziz Pavlus'un hikâyesi. Kendisi İsa'yı hiç görmemiÅŸ olmasına karşın Hıristiyanlık dinindekilerin %90'ı, Patris, Yakup, Matta ya da Peter öÄŸretilerine deÄŸil Pavlus'un öÄŸretilerine tabidir?! Madem bütün görevi İsa'yı görmemiÅŸ, kendisini tanımayan, dahası ona tabi olanlara karşı savaÅŸan bir ÅŸahıs üstlenecekti de neden İsa'nın 12 öÄŸrencisi vardı?
UlaÅŸtığım bilgileri sunmak için kiliseye döndüm. Bana psikolojik yıldırma yöntemleri uyguladılar. Beni iman ve İsa adıyla kuÅŸattılar. Ellerinde hergün gözetleyip takip ettikleri bir rehine oldum. Etrafımdakilere baktım. Kendime en sevgili gördüÄŸüm insanların kilise üyelerini gözetleyip casusluk yapan mafyavari diÄŸer yüzlerini keÅŸfettim. Aynı ÅŸekilde vatandaÅŸlarının vefasından ÅŸüphe ettikleri ülkeleri de gözetlemektedirler.
Kiliseyi terkettim. Çünkü onların yalancı olduklarını, sevgi gösterdikleri halde gerçekte akıl sahibi; düÅŸünen herkesten nefret ettiklerini anladım. Kendilerine tabi olanları ince bir psikolojik aldatmayla bastırıyorlar. EÄŸer kendilerine karşı gelen olursa da kelime ve aldıkları konumla korkutma kılıcını çekiyorlar. Ayrıca zayıf iradelileri intihara itecek düzeyde psikolojik baskı yapıyorlar. Daha önce göremediÄŸim dindarlığın ne olduÄŸunu görmeye baÅŸladım. Ben ve kilisedeki diÄŸer tüm kadınlar, kilisemizin akidesine inananların inancına göre erkeklerden daha alt derecede insan görülerek ezilmekteydik. Zira onların yenilenmiÅŸ Protestan inançları, kadının (erkeÄŸin bel kemiÄŸinden yaratıldığı için) erkekten daha alt seviyede olduÄŸunu öÄŸretiyor. Erkek Rabbe itaat edip boyun eÄŸerken kadın, ister eÅŸ olsun ister baba, ister erkek kardeÅŸ, ister de kilise baÅŸkanı olsun erkeÄŸe boyun eÄŸip itaat etmektedir. Bunun dışında korkunç bir gerçeÄŸin daha farkına vardım. Kilisenin önde gelenlerinden 10 büyüÄŸü, kilisemizdeki yüzlerce kiÅŸinin günlük hayatlarının ayrıntılarına hükmetmektedir. DüÅŸünün; bir erkek ya da bir genç kız evlenmek istediÄŸinde önerilen gelin ya da damatla evlenebilmek için bu büyüklerin onayını almak zorunda. Bu baÄŸlamda 'Rab'dan talebe direk cevap duası' adı altında büyükler talepleri alır. Bir süre sonra (bazen aylarca sürer) evlenme talebinde bulunana dönerek 'Rab talebini kabul etti' ya da 'Rab talebini kabul etmedi' der.
Bunun gibi iÅŸten arkadaÅŸlıklara, eÄŸitimden yolculuÄŸa tüm hayat meselelerimize karışırlardı. Kilise üyelerinin büyük kısmı kilisenin onayını alabilene kadar evlenemedi. Geçen senelerde ben de diÄŸer kadınlar gibi kontrollerinin kurbanıydım. Bizim akidemize tabi olmayan bayanlarla arkadaÅŸlık yapmama izin verilmiyordu. Dini kilisemizin vasıflarını uygun bulup izin vermediÄŸi mekanları ziyaret etmeye gidemezdim. Daha sonra kesin delillerle onların Rabbin rızasını kazanmak için kardeÅŸi kardeÅŸe (kızı kıza, erkeÄŸi erkeÄŸe) gözetlettirmelerini emreden gizli öÄŸretilerinin bulunduÄŸunu keÅŸfettim.
Televizyon sadece Protestan kanallarını izlemek için serbest. Mütevazi giysilerin kiliseye has vasıfları bulunuyor. Kim bu kurallara uymazsa kendisine önce dışlanma sonra da kovulma cezası uygulanır. Bu, çok sert psikolojik bir cezadır. Oradan kovulan kendisini cennetten (kiliseden) İblis'in memleketine (yani kiliseden uzak dış dünyaya) kovulmuÅŸ gibi hissetmektedir.
İzin verirsen daha açık bir ÅŸekilde anlatayım. Yeni kiliselerin büyük kısmı klasik Ortodoks, Katolik ve Protestan kiliselerden aynen Müslümanlardan nefret ettikleri gibi belki de daha fazla nefret etmektedir. Çünkü onların hepsini İblis'in oÄŸulları ve ona tabi olanlar olarak görmektedir.
Allah bana birçok alimin ve aydın Müslümanın kitabını okumayı nasip etti. Bu kitaplardan bazılarını okuduktan sonra Allah Resulü'nün (sav) ve Sahabe'nin (r.anhum)'un hayatına geçtim. Tabi ki bilinen meÅŸhur ilahi mucizeler dışında, güvenilmez tarihi hurafeleri deÄŸil inceleme ve araÅŸtırma üzerine yapılan, aklın kabul etmediÄŸini kabul etmeyen tercümeleri kendime kaynak aldım. Kur'an-ı Kerim'i farklı tercümeleriyle inceledim. İncilcilerin küçük Müslümanlara yaptığı gibi beyin yıkama ve kandırma yöntemleriyle deÄŸil de akıl ve dirayet yoluyla Hıristiyanlıktan İslam'a geçen düÅŸünürlerin söylediklerini okudum. Hakikati araÅŸtırmaya baÅŸlamamdan bir sene sonra İslam'a girdim.
İslam'a girmem için beni kimse kandırmadı. Aksine ben aklı yerinde, geniÅŸ kültür sahibi bir bayandım. Müslüman olduÄŸumda 24 yaşındaydım. Sonradan Hıristiyan olan Rıfka Bari'nin maruz kaldıklarına maruz kalmadım. Öyle ki kendisini kurnaz biri yakaladı ve Facebook aracılığıyla küçük beynini yıkadı. Kendisine (Rıfka'ya) aralarındaki iliÅŸkinin 4 sene boyunca gizli kalmasını emretti. Ancak Amerikan kanunlarına göre buluÄŸ yaşına gelmesiyle meselesi basında patlak verdi. Kendisini din ve imanla ilgisi olmayan siyasi amaçlarla kullandı.
FACEBOOK ARACILIĞIYLA İNSANLAR HIRİSTİYANLAŞTIRILIYOR
Rıfka Bari'nin kandırılma ve beyin yıkamanın kurbanı olduÄŸunu mu söylüyorsun?
Florida'daki Evrensel Devrim Kilisesi papazı Blake Lorenzo'nun Rıfka Bari'yi emirlerinin kölesi yapmak için kullandığı yöntem, Baptist kiliselerle yenilikçi Evanjelist kiliselerin avladıkları tüm insanlara karşı kullandıkları yöntemle aynıdır. Florida'da bir grubun baÅŸkanı olan avukatın, Rıfka'nın ailesine teslim edilmemesi için açtığı dava sadece Müslümanlara karşı nefret ve kin duygularını yaydı. Lorenzo ve eÅŸine göre küçük Müslüman kız, ailesinin haberi olmaksızın Facebook aracılığıyla avlanan bir yemden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildi.
EÄŸer 13 yaşında bir kızı Facebook'ta avlayan katil ya da cinsi sapık olsaydı hapse atılırdı. Ancak Lorenzo, kiliseler topluluÄŸuna üye olması ve Amerika'nın genelinde destekçileri bulunması, yeni Bapdist kiliselerde (Amerika'da on binlerce kiÅŸinin tabi olduÄŸu bir akım) müttefikleri olması, maddi açıdan zengin, medya ve siyasi açılarından güçlü, yargının bünyesinde müttefikleri, destekçileri olması nedeniyle hiç kimse bir çocuÄŸu tuzağına düÅŸürmek için yoldan saptırdı kendisine hesap soramaz. Din deÄŸiÅŸtirmek mümkün olabilir. Bir insan dinini akla dayalı tam bir inceleme yaparak ve yeni dinin akidesini derinden anlayarak deÄŸiÅŸtirmiÅŸse diÄŸer insanların ona saygı duyması gerekir. Ancak Rıfka, Lorenzo ve karısı kendisiyle iliÅŸki kurduÄŸunda daha çocuktu. Onun aklına ne ektiÄŸini kim biliyor? Åžu anda karısıyla beraber ona ne yaptıklarını kim biliyor?
Bence bu kız, Lorenzo ve eÅŸi tarafından zayıfları tuzaÄŸa düÅŸürmek için en geliÅŸmiÅŸ psikolojik ilimleri kullanan misyonerlerin kabiliyetli oldukları dini kandırma yöntemiyle iradesi dışında kaçırılmıştır. Lorenzo tuzaÄŸa düÅŸürdüÄŸünde Rıfka özgür deÄŸildi. Bence Lorenzo bir sahtekâr. Çünkü Rıfka'nın Amerika'daki kanuni yaÅŸ sınırını doldurmasını bekledi. Doldurunca da onu babasının evinden çıkardı ve onun hakkında yaptığı basın kampanyası ile kendisine ün kazandırdı. Bu da aşırılık yanlılarının bağış ve yardımlarını Evanjelist HıristiyanlaÅŸtırmada en baÅŸarılı kiliselere ödemeleri anlamına gelir. Bu kampanya ÅŸüphesiz Lorenza'ya yaradı. Bundan Amerika'daki küstah Müslüman düÅŸmanları da onlarca senedir Amerikalı Müslümanlara karşı durmayan; kin ve nefreti kışkırtma çalışmalarını sürdürmek için faydalandı. Zira saÄŸcı küstahlar tarafından 'FaÅŸistler' diye tanımlanmaktadırlar.
Rıfka, Blake Lorenzo tarafından kendisine uygulanan psikolojik kontrol nedeniyle anne ve babasına karşı doÄŸru yönde tasarrufta bulunma kabiliyetini kaybetti. Kilisede ben de aynı yönteme maruz kalmıştım. Baptistlerden doÄŸan yenilikçilerle Evanjelist yenilikçi ve hamsinci kiliselerin çoÄŸundaki bayanların durumu da böyledir. Bizlere karşı denenmiÅŸ psikolojik yöntemler kullanıyorlardı. Bu yöntemler, insanın aklını ve kendisini kontrol edebilmesini önlüyor. Zira böylelikle kurbanın güveni kazanılıyor. Ardından da kurbanın en çirkin yollarla kullanılmasına baÅŸlanıyor. Lorenzo, Müslümanlara karşı psikolojik savaÅŸta kurbanı medya baÄŸlamında kendisine faydalı ÅŸekilde kullanabilmeyi baÅŸaran isimlerden biri oldu. Aynı ÅŸekilde büyük bağış verenlerin sempatisini kazandı. Artık paralarıyla gelecekte bir çocuÄŸu annesi ve babasından; onlardan korktuÄŸu iddiasıyla çalan, Müslümanları kahreden 'Lorenzo'ya yönelecekler.
Rıfka'nın SöylediÄŸi Sözleri Lorenzo'nun SöyletmediÄŸini Kim İspatlayabilir?
Kilisede olduÄŸum vakit, vaizin söylediklerinin Allah'ın kelamı olduÄŸuna inanıyordum. Çünkü inancımıza göre Allah bizim içimizdeydi ve O'nun sesini duyuyorduk. İmanımız arttıkça da ona yaklaşıyorduk. İnsan tövbeye ve kendisine İsa tarafından bahÅŸedilen elçiliÄŸ yaklaÅŸtıkça dili İsa'nın konuÅŸmasına daha da yakın olurdu. Bu yenilikçi Evanjelist akidedir ve her fert, yenilikçi Evanjelist kilisenin fertlerinden dayanağını alır. TopraÄŸa verilip Mesih'le ölümden kalkmış tövbe hayatı yaÅŸar. (yani malumat suyuna daldıktan sonra kalkmış). GöÄŸsünde Rab yaÅŸar. İnsanlarla konuÅŸurken kendi diliyle deÄŸil Allah'ın diliyle konuÅŸur.
Bir düÅŸün, eÄŸer Rıfka geçen 4 yıllık çocukluÄŸu boyunca bu sözlere inanmışsa Blake Lorenzo'nun kendisi üzerindeki egemenliÄŸi ne boyuttadır! Ben ÅŸahsen kilisedeyken büyüklerimizden biri intihar etmemi emretseydi yapardım. Çünkü onun sözünün Allah'ın kelamı olduÄŸuna inanıyordum. Blake de kesin bunları o çocuÄŸun aklına ekti. Buradan Amerika'da ve dünyanın her yerinde Rıfka'nın ailesi ile dayanışma kampanyası baÅŸlatılması çaÄŸrısında bulunuyorum. Bugün onlara olan yarın baÅŸka bir ailenin başına da gelebilir.
Öyleyse sen bir kiÅŸinin dinini deÄŸiÅŸtirmesinin karşısında mısın?
Ben bir kimsenin dini ve inancı ne olursa olsun dini inancının gereklerini yerine getirmesinden yanayım. Ancak ben Protestan misyonerlerin, Hıristiyanlık inancı ile deÄŸil de siyasi bir iman ile kandırmalarının karşısındayım. Bunlar bildiÄŸim kadarıyla İsa'nın düÅŸmanıdır. Çünkü İsa buyruklara iman etti. Yani yalan söylemiyor ve çalmıyordu. Oysa bunlar yalan söylüyor, kandırıyor, diÄŸerlerinin akidelerini karalıyor, büyük mali kapasite ile güçleniyor. Bu mali güce de aralarında Amerika ve Kanada hükümetlerinin de bulunduÄŸu bir dizi hükümetin ödediÄŸi ve vergi iadesi olarak tabir edilen bağışlar yoluyla ulaÅŸmaktadır. Ben bir insanın istediÄŸi dini seçmesinden yanayım. Ancak yaÅŸlı bir adamın karısıyla beraber bir çocukla dalga geçmesine, dinini deÄŸiÅŸtirmek için onun çocuksu cehaletini kullanmasına ve dahası onu Müslümanlara karşı sürdürdükleri Haçlı savaşında kullanmasına karşıyım.
İyi ve Kötü Misyonerlik Hakkında Yazdığını Biliyorum
İyi misyonerlikten kastım din adamları oluyor ve dinlerinde inandıklarının hak olmasını seviyor ve hayrın tüm insanlara yayılması için çalışıyor. Bunlar inanç olarak her ne kadar bize ters düÅŸseler de saygıyı hakediyor. Çünkü açıklar, kelimelerle oynamıyor, insanları kandırmıyor ve gerçekleri saptırmıyorlar. Onlara karşı düÅŸmanca tavır almaktansa kendileriyle tartışmalıyız. Çünkü dinimiz fikri denklik açısından zayıf deÄŸildir.
Kötü misyonerliÄŸe gelince bu misyonerliÄŸin gizli siyasi hatta bazen daha öte bir gündemi bulunmaktadır. Evanjelist misyonerliÄŸin kötü elemanları İslam hakkında yalanlar türetmektedir. ÖrneÄŸin meÅŸhur Baptist bir vaiz hala Müslümanların ay tanrısı Hubel'e taptıklarını ve ona 'Allah' ismini verdiklerini söylemeye devam etmektedir.
Bu ÅŸahısların, dünya çapında büyük projeleri olan örgütlerle baÄŸları bulunuyor. Onların imanı kendilerine İsa'nın ikinci kere ortaya çıkması için olayların meydana gelmesi gerektiÄŸini söylemektedir. Bu felaketler kendiliÄŸinden meydana gelmezse bu kehanetleri; özellikle de Kutsal Kitap'ta yer alan ve insanların 'armageddon' ya da 'dünyanın sonu' olarak bildiÄŸi olayları gerçekleÅŸtirmek için gizlice çalıştıklarını görürüz.
Bu İyi ve Kötü Gruplar Arasındaki Farkı Nasıl Bilebiliriz?
Orada büyük kısmı insani yardım ve gönüllü çalışma adı altında İslam Dünyası'na karşı savaÅŸan 800 bin Baptist ve Evanjelist yenilikçi kötü misyoner bulunmaktadır. Bunlar, iki hedefle siyasi çevrelerce uluslararası boyutta çok güçle desteklenmektedir. İlk hedef, truva atı olması için en çok sayıda Müslümanın HıristiyanlaÅŸtırması, ikinci hedef ise içeriden vurulması için DoÄŸu kiliselerine nüfuz edilmesidir. Bu nedenle de tuzaklarına düÅŸen kimselerden –eÄŸer doÄŸulu bir Hıristiyan ise- kiliselerini terketmelerini istememektedirler, aksine onlara kiliselerinde kalmalarını ve daha baÅŸkalarını da tuzaklarına düÅŸürmelerini nasiha etmektedirler. Bu esnada Müslümanlardan HıristiyanlaÅŸtırdıklarını da Allah'ın düÅŸmanları diye vasıflandırdıkları Müslümanlara karşı basın organlarında sürdürdükleri psikolojik savaÅŸta kullanmaktadırlar.
Bunların Müslümanlara Tesir Etmesinden Korkuyor musun?
Ben bunların, Müslümanlardan dinlerinde cahil olanları kullanmasından korkuyorum. Çünkü bunlar peygamber kıssalarıyla oynuyor. Ayetleri kesmek ya da kapsamı dışında kullanmak ve kelimeleri harfiyen açıklamak suretiyle Kur'an'ın manalarını bozuyor. Bunu bilmeyen sapar.
Onları hafife almamak lazım. Çünkü misyonerlik çalışmaları aracılığıyla Irak Kürdistan'ında ve Afrika'nın kuzeyinde çalışmalarının meyvelerini bol bol topladılar. Brezilya'da da durum aynı gidiÅŸatta. Katolik olan bu ülkede geçen yüzyılın başına kadar yenilikçi Evanjelistler yoktu. 1 yüzyıl ve 9 sene sonra yenilikçi misyonerler kiliselerine 50 milyon Brezilyalı kazandırdı. Çin ve Hindistan'da da aynı ÅŸekilde milyonlarcasını kazandırdılar. Nijerya'da küçümsenmeyecek derecede popüler güce sahipler. Kanada'da her yıl on binlerce Katolik ve Anglikan kazanıyorlar. İslam dünyasında ise HıristiyanlaÅŸtırma çalışmalarında iki bölge dışında ciddi sorunlarla karşılaÅŸmaktadırlar. Kilisedeki yıllarımda misyonerlerin büyüklerinden, Irak'ın Kürdistan bölgesi ile Afrika'nın kuzeyindeki Amazig bölgelerinde insanların arap-Müslümanlarla aralarında etnik sorunlar bulunması nedeniyle Hıristiyanlığı kabul ettiklerini duyuyordum.
Siyasi Gündemi OlduÄŸunu SöylediÄŸin Kötü Misyonerlik Olgusu İle Nasıl Mücadele Edilebilir?
Ne yazık ki orada İslami akideye karşı koymak için uzman onbinlerce elektronik site bulunmaktadır. Bunu Müslümanları zihinsel tartışmalara sokup imanlarını zayıflatıp yoketmek için yapıyorlar. Bu sitelerdeki insanlar Müslümanların konuÅŸtuÄŸu tüm dillerde konuÅŸuyor. Oysa Kur'an-ı Kerim'in Amazig diline sadece birkaç hafta kadar önce çevrildiÄŸini görüyoruz.
Bunlar örgütlenmiÅŸ durumdalar ve siyasi gayeleri olup bu örgütleri siyasi hedefleri için direk kullanan ülkelerden maddi, manevi, diplomatik açılardan çok büyük boyutta destek görüyorlar. Sanırım baÅŸta tüm mezheplerden Hıristiyanlarla yenilikçi Evanjelistleri birbirinden ayırıyorlar. İki taraf arasındaki fark ne kadar da büyük! İlki bir din sahibi ve onu doÄŸru görüyor. DiÄŸerlerinden, kendi dinine muhalefet ettikleri için nefret etmiyor. DoÄŸulu Hıristiyanların bu kötü misyonerlere karşı daha etkin olması söz konusu olabilir. Çünkü onlar bu kötü misyonerleri yıkma mantığında kullanılacak yöntemleri daha iyi bilmektedir. Yenilikçi Evanjelist, hayattaki görevini misyonerlik ve Armageddon'a iman etmeleri için insanları avlamakta sınırlı görmektedir. Bunun için de logolarının 'haç' deÄŸil 'balık' olduÄŸu görürüz. Karşı taraftakilerin saflarına sızma hedefini gerçekleÅŸtirmek için tahrik, nefret yayma ve karalama gibi kirli yöntemleri kullanmakta tereddüt etmezler.
Geleneksel Hıristiyanlar ve Müslümanlar Evanjelist örfünde HıristiyanlaÅŸtırılması ve Rab tarafından seçilenler –iddialarına göre- arasına katılmaları için avlanması gereken tek taraf olarak görülmektedir.
Özellikle batıdaki Müslümanlar arasında yayılan kötü misyonerliÄŸe karşı bir umut görüyor musunuz?
Onlar insanları aldatıyor ve ihtiyaçlarını kullanıyorlar. Ya da zor görünen oysa gerçekte cevapları çok kolay olan tartışmalarla düÅŸüncelerini dağıtıyorlar. Sürekli tekrarladıkları bir soru var. O da Muhammed (sav)'ın kan akması taraftarı olduÄŸu sözleridir. Buna Kur'an-ı Kerim'den ve peygamberin (sav) siretinden hikâyeleri delil olarak getiriyorlar. Cahil Müslüman da doÄŸruluÄŸu ÅŸüpheli bu bilgiye inanıyor çünkü aklı kapalı. Oysa doÄŸru cevabı araÅŸtırsa Allah Resulü'nün tüm savaÅŸlarının savunma savaşı olduÄŸunu, savaşı teÅŸvik eden Kur'an ayetlerinin de Müslümanların dinlerine zafer getirmekte gevÅŸeklik gösterdikleri koÅŸullarla ilgili anlık teÅŸvikler olduÄŸunu ve savaÅŸa teÅŸvik eden ayetleri, eÄŸer Müslümanlara saldıranlar barışa yanaşırsa bunu kabul etmeye davet eden ayetlerin izlediÄŸini görürdü.
Kafaları Karışanları Kötü MisyonerliÄŸin Elinden Kurtarmak İçin Ne Yapmalı?
Farkındalık bilinci yayılarak ve Müslümanların konuÅŸtuÄŸu tüm dillerde internet siteleri kurup misyonerlerin kullandıkları aldatma yöntemlerini açıklama yoluyla olabilir. ÖrneÄŸin ben Montreal'de bir kütüphane-cafetarya açmayı planlıyorum. Orada öÄŸrencilere ücretsiz servis yapılacak. İslam hakkında tartışma için bir sahası olacak. Burada İslami gerçek kitaplar ücretsiz olarak incelebilecek. Bu kütüphane-cafeteryada gelenlerin Allah Resulü'nün hayatını, gönderilme hikâyesini konu alan filmler izlemesi de mümkün olabilir. Kütüphanede İslami eÄŸitim broÅŸürleri de bedava dağıtılacak. Bu fikri tek başıma uygulamaya çalışıyorum. Bu noktada giriÅŸim ruhuna ihtiyacımız var. Kendisini İslam'ın elçisi sayan her iltizam sahibi Müslüman'ın birÅŸey yapmaya kalkması gerekir. EÄŸer niyetinde sadıksa ÅŸüphesiz baÅŸarılı olacaktır.
Pratik olarak tasarıyı uygulamaya başladın mı?
Bu projenin sorumluluÄŸunu yüklenecek kurumun yasal evraklarını düzenliyorum. Ancak Allah için olan inÅŸallah geliÅŸecektir.
Timeturk olarak bize vakit ayırdığınız size teÅŸekkür, ediyoruz?
Asıl ben size teÅŸekkür ederim. Hakikatlerin insanlar arasında yaygınlaÅŸmasını saÄŸladığınız için… TIME TURK http://www.medya73.com/kanadali-misyoner-melissa-kokkinis-neden-islami-secti-haberi-82314.html
|